Şiir Yalnızlık Şiirleri 

Giderken Kalan

Bir gidişi anlatabilmek, gitmekten zordur  Yok olanın ardından kalanın rolüne girmek gibidir “O” arkasına baksa da değişmez birşey  Giden gitmiş, kalan ise kalmamıştır Zaman ise saatten okunamaz bir ölçüye ulaşmıştır Ah, şu anlatılan hikayeler, Seslendirilen şiirler  Giden, peşinden gidemeyenle kalmıştır **************** Ali Karasürmeli  BİR DELİ ŞAİR 

Devamını Oku...
Aşk Sözleri Güzel Sözler Sözler 

”BİZ”Lİ KİMSESİZLİK

Senin gözlerine bakarken sana yabancı kalmak gibiydi sevgi. Ne bileyim işte sana yabancı, bana uzak, bize imkansız gibiydi her şey…  ***** Gülüşünün kenarından öpüyorum, duyarak saçının kokunu… ***** Artık yok olan bir aşkın içinde yaşıyoruz. Seviyoruz ama ”Biz” olamıyoruz, özlüyoruz tenlerimizi ama sarılamıyoruz. Geceleri aklımızda biz varız ama ”Biz” yokuz… ***** Sokakların en ıssız duvarının dibinde buldum seni. Biraz yalnız, biraz sevgisiz ve biraz da boynu büküktün. Adını sordum. Ve bana ”Aşk” dedin… ***** Bir rüyaydı geceler; o gecelerin rüyasında hep ”Biz” vardık… ***** Bir gökyüzüm mavi, diğeri karanlıkla dolu…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (5.Bölüm)

Yalnız bir adam, yara bere içinde ve kıyısında uçurumun. Artık bir adım daha atması durumunda sevdiğine kavuşabilecekti. En sert kayalara çarpan dalgalar on iki metre yukarısında olan adamı ıslatabiliyordu. Onu izleyen on iki kişi ve bir kadın adama nasıl engel olabileceğini düşünüyordu. Ama kimse engel olamazdı. Birden ayağının altından kayan toprak parçaları ile kendini uçurumun üstünde bir ufacık dala tutunurken buldu. Belki de geri dönüşü yoktu artık. Saniyeler içerisinde ona bakan sivri kayalarla buluşacaktı belki de. Bir aşağı bakıyor bir de tutunduğu dala. Ufacık bir dal onu ölümden uzaklaştırmıştı. Demek…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (4.Bölüm)

Gece yarısı yaklaşıyordu ve kulağına gelen sesler ile adam saniyelerin ilerleyişinden kaynaklanan sesi duyamıyordu. Bir hışırtı olan bu ses gittikçe artmaya başlıyordu. Yanmayan sokak lambaları yüzünden etraf karanlıktı ki bu durum adamı korkutmaya başlamıştı. Yaklaşan hışırtıya dayanamayan adam hemen ayağa kalktı ve mor salıncağa sarıldı. Koruması gereken bir ufaklığı ve sevdiği vardı. Sesler gitgide artarken aniden ayağına bir şey çarptı. Yere doğru baktı ve bir kumru gördü. Kanadı kırıktı ve öyle bir bakıyordu ki adama sanki “Beni öldür” der gibiydi. Saniyeleri unutmuştu adam. Kumru ise adamın ayağını yastık niyetine kullandı.…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (3.Bölüm)

Ve aradan saatler geçti. Yokluğa sarılan adam, gerçeğin farkına vardı. Yukarıya baktı avazı koparcasına bağırdı. İnsanlar parktan kaçtılar. Kuşlar havalandı korkuyla, böcekler yuvalarına saklandı, kediler ve köpekler dostane bir şekilde yan yana gittiler. Yine yapayalnız kaldı adam. Bu şekilde on iki dakika kımıldaman durdu. Ayağa kalktı adam, ayağını yere vura vura yürüdü mor salıncağa. Eğildi orada. Ve “Nerelerdesin?” dedi. Birden yağmur damlası vurdu gözüne. Gözyaşı dökülüyordu, şimdi ise kanayan gözüyle ağlamaya devam etti adam. Her tarafı yaralar içinde olan adama bir de gözleri yardım etmişti. “Gözlerim kan ağlıyor” deyimini gerçekleştirmişti…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (2.Bölüm)

Sabahın erken saatlerinde salıncakta sallanarak uyandı adam. Önce mor salıncağa dönüp gülümsemenin altında yatan hüzünle “Günaydın, yokluklarım” dedi. Bir hışımsızlıkla ilk adımı attı ayağa kalkarak. O kadar ağır adımlar sergiliyordu ki toprağın üstünde, ufacık karıncalarla yarışsa on iki adım sonra adam geride kalırdı. Karnı açtı ama bu hissi yaşamamak için elinden geleni yapıyordu. Ne zaman karnı acıksa aklına ufaklık ve ufaklığı taşıyan sevdası düşüncelerinin kapısı sonuna kadar zorlardı. Adeta Dünya’nın yok oluş serüvenini yaşıyor gibiydi. Öyle ki bir ara hafta sonu parkın kalabalığını, bir mahşer kalabalığı zannetmiş ve on iki…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (1.Bölüm)

Güneş gözlerini yeni yeni kaşıyordu. Kuşların cıvıltıları tüm sokağı uyandırmak için yeterliydi. Ufacık veletler sabahın köründe seksek oynuyordu. Bu güzel manzara karşısında kim aşık olmazdı ki? Tanıyorum, bir adam vardı. Ufacık bir evi bile olmadığı için her gün bir salıncakta uyanıyordu. Yanına bir çocuk hayali alıp saatlerce onu izler, onunla konuşur sonra mavi renkli salıncakta kendisi mor salıncakta ise çocuk uyurdu. Bir türlü mutlu olamıyordu. Zira neden mutlu olabilsin. Evini kaybetti üç gün önce. Nasıl mı? Tüm anılardan kurtulmak için yaktı evini. Zaten bir hafta kadar öncesinde o ev fiili…

Devamını Oku...
Şiir Yaşam Şiirleri 

ÇOCUĞUN UMUT OYUNCAĞI

Ve adam o çok sevdiği oyuncağı kırmıştı  Çocukluğundan miras kalmıştı oyuncak Şimdi nereye baksa o günler geliyor aklına  Bir dilim ekmeği paylaştığı arkadaşları, Mahalle arasında kalan bağrışmaları, Ufacık bir şeyden küsmeleri ve  gün doğmadan barışmaları… Bir köşeye çekilip ağlıyor adam  Masumca sevdiği kadın geliyor aklına  Masumca gülümsemeler, sevmeler, ağlamalar  Ve top oynarken kanayan dizi gözünün önünden gitmiyor  İlk defa acıyı orada hatırladı adam. Ayağa kalktı ve o oyuncakla oynamaya başladı. Aklındaki ona çok mantıklı gelmeye başlamıştı; kanayan dizi hapsetmemişti dört duvara; döktüğü gözyaşları birden gülümsemesine engel olamamıştı; düşmüştü tırmandığı ağaçtan…

Devamını Oku...
Dostluk Şiirleri Şiir 

Mavi Tuval

Tabiat Ana yine seriyor muhteşemliğini bir tuvale İlk ışıkları ile uykusundan kalkıyor Güneş, Ve sarmalıyor uyku gözlerini Bir tarafta kuşlar diğer tarafta ise çocuklar. Bir yanımda “Yüz Aşk Şiiri*” ne zaman baksam seni hatırlarım Diğer yanımda Nazım Hikmet, yine serilir resmin gözlerime Saklı kalan bir gülümseme vardı teninde Ufaklığın, saklambaç oynarken sobelediği misali Ah şu şiirler de olmasa kim getirirdi seni? Bir dostane sevdanın kurbanı oldu dizeler şimdi de Yeri gelirdi o kadar çok konuşurdum ki; “Gerçekten dinliyor mu?” derdim… Abartır vaziyette gülerdim, fark ederdim “Çok mu “Deliyim”?” sesli düşünürdüm,…

Devamını Oku...
Şiir Yaşam Şiirleri 

Bulunamazlıkta Yaşamak

Artık saklanmak istiyorum bir ağacın gölgesinde  Ve gülüp eğlenen çocukları düşlemek istiyorum  Ses tellerim koparcasına, ağlamak ve haykırmak istiyorum; bu koskocaman gezegende yer bulamayan çocuklar adına  Doya doya iltifat etmek istiyorum kadınlara; edilen onlarca küfüre inat Bir adamla karşılıklı ağlamak istiyorum  Şöyle bir iki damla gözyaşıyla değil; yağmura yakalanmış misali Saklanmak istiyorum, bulunamazlıkta  Sonra bulunamazlığın bana ait olmasını istiyorum  Bencilce davranarak Burayı sadece ben kirletmek istiyorum; Dünya’yı kötü haykırışlara boğanlara inat. Artık bulunamazlıkta yaşamak istiyorum O kötü haykırışlardan uzak, Bebelerin masumiyetliğinin hissedildiği, Sarılmaların olduğu sokaklarda. Ben artık bulunamazlıkta ölmek istiyorum…

Devamını Oku...