Aşk Şiirleri Şiir Yaşam Şiirleri 

Bardakta Demlenen Son Dünyadan

Yine bir kaç dünyada seni arar oldum sevdiğim Böceklerin konakladığı yere uğradım, Ayrılıklarda vakit geçirdim, Denizin kumsalında yüzdüm, Köklerinde sulandım ağaçların… Ve bulamadım seni, af ola sevdiğim. Zamanımın son dünyasına geldim Her şeyi adımlarımda bırakıp, Bardağımda demlediğim çayda dudaklarını koklarken. Ali Karasürmeli  BİR DELİ ŞAİR 

Devamını Oku...
Doğa Şiirleri Eleştirel Şiir Şiir 

Kıyamet Bekliyor Yaşamı

Kendi etrafında dönen gezegenler, kulu oldu Güneş’ inin. Kıyamet, gününü heyecanla beklemekte İnsanlik yılgın ve umutsuz Hayat ise acımasız olduğu kadar hüsranlı Dereden akan sular kanlarla kirlendi “Yaşamak yerine öldük mü?” desem Yoksa “Yaşarken, yaşadığımızı mı zannettik?” Sadece yılmışlığı sevdik, umudu göremeden Şimdi çekelim ellerimizi mavilikten Ve oturalım kanlı bir nehrin kenarında Utanalım, içimizdeki çocuğa ağaç bırakmadığımız güne Ve çay koyalım odundan bir ateşte Katledilen tüm dünyalar adına bir ağacı katledelim! Ali Karasürmeli BİR DELİ ŞAİR

Devamını Oku...
Aşk Şiirleri Doğa Şiirleri Şiir Yalnızlık Şiirleri 

Tenime Çarpmak İçin Çok Erken

Çok erken demek yanlış olurdu Ama çok erken saatlerde buradaydım Ayakkabımın tabanı yerde dans ediyordu Duvarlardaki kaldırım taşlarına bulutlar hediye göndermişti. Bir avuç yağmur dolusu sevdam vardı;  parmak aralarımdan sızan damlaları ile. Islak bir kayada oturup… Bir tarafta uçan balıklar Ve diğer tarafta onları yakalamaya çalışan kuş sürüsü Sevda bir yana, ağladım; çarpan dalgaların sinirlerindeki hislerine. Kayalara çarpan denizin kokusunu duyar gibiyim Bulutların yağmurları dahi ayrılırken, Ben tenime çarpanlarla yetinmekteyim. Ali Karasürmeli BİR DELİ ŞAİR

Devamını Oku...
Şiir Yaşam Şiirleri 

Yasağın Yaşam Hali

Bir sürgündü sesler Konuşman yasak, varlığın eksikti Kafana sıkılan kurşun; kalbine saplanan söz ile Mezara girmiş bir insandı yaşayan. Çoğu duygulara ulaşılmaya çalışıldı Kimse duymamış gibi yapıldı. Yalan söylediler, gözlerimize baka baka İşte sırf bu yüzden sarılamadık onlara. Kimdi bunlar? Bunu söylemek bile yasak Her şeyi bir kenera bırakalım Yaşamak serbest mi? Çocuk olursun, ağlama diyerek döverler, ergen olursun; sevgilin olur, sapık derler; kadın olursun, genç olursun, sadece bir öpücükle… Çalışırsın, patronun küfürler savurur. Ölürsün, neden gittin diye ağlarlar ardından Yaşamak ta ölmek te yasak, dünyasında… Ali Karasürmeli BİR DELİ…

Devamını Oku...
Şiir Yalnızlık Şiirleri 

Giderken Kalan

Bir gidişi anlatabilmek, gitmekten zordur  Yok olanın ardından kalanın rolüne girmek gibidir “O” arkasına baksa da değişmez birşey  Giden gitmiş, kalan ise kalmamıştır Zaman ise saatten okunamaz bir ölçüye ulaşmıştır Ah, şu anlatılan hikayeler, Seslendirilen şiirler  Giden, peşinden gidemeyenle kalmıştır **************** Ali Karasürmeli  BİR DELİ ŞAİR 

Devamını Oku...
Aşk Sözleri Güzel Sözler Sözler 

”BİZ”Lİ KİMSESİZLİK

Senin gözlerine bakarken sana yabancı kalmak gibiydi sevgi. Ne bileyim işte sana yabancı, bana uzak, bize imkansız gibiydi her şey…  ***** Gülüşünün kenarından öpüyorum, duyarak saçının kokunu… ***** Artık yok olan bir aşkın içinde yaşıyoruz. Seviyoruz ama ”Biz” olamıyoruz, özlüyoruz tenlerimizi ama sarılamıyoruz. Geceleri aklımızda biz varız ama ”Biz” yokuz… ***** Sokakların en ıssız duvarının dibinde buldum seni. Biraz yalnız, biraz sevgisiz ve biraz da boynu büküktün. Adını sordum. Ve bana ”Aşk” dedin… ***** Bir rüyaydı geceler; o gecelerin rüyasında hep ”Biz” vardık… ***** Bir gökyüzüm mavi, diğeri karanlıkla dolu…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (5.Bölüm)

Yalnız bir adam, yara bere içinde ve kıyısında uçurumun. Artık bir adım daha atması durumunda sevdiğine kavuşabilecekti. En sert kayalara çarpan dalgalar on iki metre yukarısında olan adamı ıslatabiliyordu. Onu izleyen on iki kişi ve bir kadın adama nasıl engel olabileceğini düşünüyordu. Ama kimse engel olamazdı. Birden ayağının altından kayan toprak parçaları ile kendini uçurumun üstünde bir ufacık dala tutunurken buldu. Belki de geri dönüşü yoktu artık. Saniyeler içerisinde ona bakan sivri kayalarla buluşacaktı belki de. Bir aşağı bakıyor bir de tutunduğu dala. Ufacık bir dal onu ölümden uzaklaştırmıştı. Demek…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (4.Bölüm)

Gece yarısı yaklaşıyordu ve kulağına gelen sesler ile adam saniyelerin ilerleyişinden kaynaklanan sesi duyamıyordu. Bir hışırtı olan bu ses gittikçe artmaya başlıyordu. Yanmayan sokak lambaları yüzünden etraf karanlıktı ki bu durum adamı korkutmaya başlamıştı. Yaklaşan hışırtıya dayanamayan adam hemen ayağa kalktı ve mor salıncağa sarıldı. Koruması gereken bir ufaklığı ve sevdiği vardı. Sesler gitgide artarken aniden ayağına bir şey çarptı. Yere doğru baktı ve bir kumru gördü. Kanadı kırıktı ve öyle bir bakıyordu ki adama sanki “Beni öldür” der gibiydi. Saniyeleri unutmuştu adam. Kumru ise adamın ayağını yastık niyetine kullandı.…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (3.Bölüm)

Ve aradan saatler geçti. Yokluğa sarılan adam, gerçeğin farkına vardı. Yukarıya baktı avazı koparcasına bağırdı. İnsanlar parktan kaçtılar. Kuşlar havalandı korkuyla, böcekler yuvalarına saklandı, kediler ve köpekler dostane bir şekilde yan yana gittiler. Yine yapayalnız kaldı adam. Bu şekilde on iki dakika kımıldaman durdu. Ayağa kalktı adam, ayağını yere vura vura yürüdü mor salıncağa. Eğildi orada. Ve “Nerelerdesin?” dedi. Birden yağmur damlası vurdu gözüne. Gözyaşı dökülüyordu, şimdi ise kanayan gözüyle ağlamaya devam etti adam. Her tarafı yaralar içinde olan adama bir de gözleri yardım etmişti. “Gözlerim kan ağlıyor” deyimini gerçekleştirmişti…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (2.Bölüm)

Sabahın erken saatlerinde salıncakta sallanarak uyandı adam. Önce mor salıncağa dönüp gülümsemenin altında yatan hüzünle “Günaydın, yokluklarım” dedi. Bir hışımsızlıkla ilk adımı attı ayağa kalkarak. O kadar ağır adımlar sergiliyordu ki toprağın üstünde, ufacık karıncalarla yarışsa on iki adım sonra adam geride kalırdı. Karnı açtı ama bu hissi yaşamamak için elinden geleni yapıyordu. Ne zaman karnı acıksa aklına ufaklık ve ufaklığı taşıyan sevdası düşüncelerinin kapısı sonuna kadar zorlardı. Adeta Dünya’nın yok oluş serüvenini yaşıyor gibiydi. Öyle ki bir ara hafta sonu parkın kalabalığını, bir mahşer kalabalığı zannetmiş ve on iki…

Devamını Oku...