Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (5.Bölüm)

Yalnız bir adam, yara bere içinde ve kıyısında uçurumun. Artık bir adım daha atması durumunda sevdiğine kavuşabilecekti. En sert kayalara çarpan dalgalar on iki metre yukarısında olan adamı ıslatabiliyordu. Onu izleyen on iki kişi ve bir kadın adama nasıl engel olabileceğini düşünüyordu. Ama kimse engel olamazdı. Birden ayağının altından kayan toprak parçaları ile kendini uçurumun üstünde bir ufacık dala tutunurken buldu. Belki de geri dönüşü yoktu artık. Saniyeler içerisinde ona bakan sivri kayalarla buluşacaktı belki de. Bir aşağı bakıyor bir de tutunduğu dala. Ufacık bir dal onu ölümden uzaklaştırmıştı. Demek…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (4.Bölüm)

Gece yarısı yaklaşıyordu ve kulağına gelen sesler ile adam saniyelerin ilerleyişinden kaynaklanan sesi duyamıyordu. Bir hışırtı olan bu ses gittikçe artmaya başlıyordu. Yanmayan sokak lambaları yüzünden etraf karanlıktı ki bu durum adamı korkutmaya başlamıştı. Yaklaşan hışırtıya dayanamayan adam hemen ayağa kalktı ve mor salıncağa sarıldı. Koruması gereken bir ufaklığı ve sevdiği vardı. Sesler gitgide artarken aniden ayağına bir şey çarptı. Yere doğru baktı ve bir kumru gördü. Kanadı kırıktı ve öyle bir bakıyordu ki adama sanki “Beni öldür” der gibiydi. Saniyeleri unutmuştu adam. Kumru ise adamın ayağını yastık niyetine kullandı.…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (3.Bölüm)

Ve aradan saatler geçti. Yokluğa sarılan adam, gerçeğin farkına vardı. Yukarıya baktı avazı koparcasına bağırdı. İnsanlar parktan kaçtılar. Kuşlar havalandı korkuyla, böcekler yuvalarına saklandı, kediler ve köpekler dostane bir şekilde yan yana gittiler. Yine yapayalnız kaldı adam. Bu şekilde on iki dakika kımıldaman durdu. Ayağa kalktı adam, ayağını yere vura vura yürüdü mor salıncağa. Eğildi orada. Ve “Nerelerdesin?” dedi. Birden yağmur damlası vurdu gözüne. Gözyaşı dökülüyordu, şimdi ise kanayan gözüyle ağlamaya devam etti adam. Her tarafı yaralar içinde olan adama bir de gözleri yardım etmişti. “Gözlerim kan ağlıyor” deyimini gerçekleştirmişti…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (2.Bölüm)

Sabahın erken saatlerinde salıncakta sallanarak uyandı adam. Önce mor salıncağa dönüp gülümsemenin altında yatan hüzünle “Günaydın, yokluklarım” dedi. Bir hışımsızlıkla ilk adımı attı ayağa kalkarak. O kadar ağır adımlar sergiliyordu ki toprağın üstünde, ufacık karıncalarla yarışsa on iki adım sonra adam geride kalırdı. Karnı açtı ama bu hissi yaşamamak için elinden geleni yapıyordu. Ne zaman karnı acıksa aklına ufaklık ve ufaklığı taşıyan sevdası düşüncelerinin kapısı sonuna kadar zorlardı. Adeta Dünya’nın yok oluş serüvenini yaşıyor gibiydi. Öyle ki bir ara hafta sonu parkın kalabalığını, bir mahşer kalabalığı zannetmiş ve on iki…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (1.Bölüm)

Güneş gözlerini yeni yeni kaşıyordu. Kuşların cıvıltıları tüm sokağı uyandırmak için yeterliydi. Ufacık veletler sabahın köründe seksek oynuyordu. Bu güzel manzara karşısında kim aşık olmazdı ki? Tanıyorum, bir adam vardı. Ufacık bir evi bile olmadığı için her gün bir salıncakta uyanıyordu. Yanına bir çocuk hayali alıp saatlerce onu izler, onunla konuşur sonra mavi renkli salıncakta kendisi mor salıncakta ise çocuk uyurdu. Bir türlü mutlu olamıyordu. Zira neden mutlu olabilsin. Evini kaybetti üç gün önce. Nasıl mı? Tüm anılardan kurtulmak için yaktı evini. Zaten bir hafta kadar öncesinde o ev fiili…

Devamını Oku...