Deneme 

Aynalardan İki Olma

Kim bilir? Belki de aynalar yalnızlıklar için doğmuştur. Mesela sabahın uyanmadığı bir anda kirpiklerinin aniden uzaklaştığını düşün birbirinden. Düşündün mü? Sonra bu düşünceleri bırak, at bir köşesi olmayan Dünya’nın yuvarlak haline. Ya da ne yapmak istiyorsan onu yapama. Kalkıp yüzüne suları vurabilirsin ama havlu ile kurulanmak zorunda mı insan? Evet, belki… kesinlikle… saçmaladığımı düşünüyor olabilirsin. Ama saçmalıyorum. Tabi ki bir aynanın karşısında.  Ne yapabilirim ? En azından ayna sana seni vermiyor mu ? Bence aynanın senden alabildiği tek şey sen olmayan tarafındır. Güzel olduğunu zannetmelerini alır mesela ve sana burada…

Devamını Oku...
Deneme 

ÇOK ŞÜKÜR

Ferhunde seslendi ardından: ‘’Gidersen bulamazsın beni. Bulsan da geç olur.‘’ Ayhan umursamadı. Gözlerindeki yaşları göstermemek için o da dönmedi yönünü Ferhunde’ye. İki adım attı ve durdu. Kaldı öylece. İçinden ‘’haydi‘’ diyordu, ‘’haydi, bu senin için de, benim için de son şans. ‘Gidersen’ deme bana -gitme- de.‘’ Arkasından sarılıp ellerini kalbinin üstünde birleştirsin istiyordu. Ama ne var ki gururu kendini yenmesine, gidip Ferhunde’ye sarılmasına engel oluyordu. Ferhunde öylece bakıyordu, sırtını kendine dönmüş olan Ayhan’a. Tehditkar bir yalvarışla ‘’Bunu yaparsan, ben de, sen de biteriz, çok iyi biliyorsun’’ dedi.  İçindense gizlice haykırıyordu:…

Devamını Oku...
Deneme 

KENDİMİ BEN İSTEMEDİM

“Sıradaki sitemimi, ruhları ölmesine rağmen hâlâ yürüyebilenlere armağan ediyorum!” (Sen, benden giderken bakmıştım dışarıya, en son bir pencereden, Peki, sevdiğim, peki ben neden Bir ölüye dokunmaktan daha çok korkuyorum hâlâ pencerelerden?) “Her ışık damlasından medet uman karartı mıyım ben?” diye düşündüğüm az değildir hep yalnız başımayken. Sonra alıp giderim o “yalnız başımı” karışırım kalabalığa. İnsan fırtınasında savurmasını izlerim hayatın beni bir tüy gibi; bir tül gibi! Sevgilinin elindeki demetten suya düşmüş akıp giden bir gül gibi… Süzülür giderim ve gitmek isterim pusulanın gösteremediği görenlerin de hiç kimseye asla söylemediği bir…

Devamını Oku...
Deneme 

BU DA MI DERS DEĞİL?

Başka limanlara sığınıp ama ‘senin denizindeyim.’ diyen yalancı gemilerle heder ettik ömrümüzü be azizim.’Ortaya yüreğini koyarsan hakkındır senin hep kullanılmak!’ dersin bilirim, haklısın.Haklısın da elde de ondan başka bir bilet yok ki sevdanın kapısından içeriye bizi koyacak.Olmadı azizim.Okyanus da olsan yol da toprak da olsan değmeyenlerin yanında bir toz tanesi kalır hep yaptıkların.Ve sen ahmaklığına teselli edersin hâlâ hayatta kalmanı.Gel gör ki azizim, sen gözünü kör eden, şeytanın yalan umutlarından ötürü bakırı altın,taşı elmas sanıp kendini avutursun lakin eninde sonunda su akar yatağını;değmeyenler ise yine gidip dengini bulur ve sen…

Devamını Oku...
kardeşlik Deneme Hikaye Yaşanmış Hikayeler 

ÖZ KARDEŞİM

“Bir insan nasıl olur da arkadaşına, öz kardeşim der?” diye düşünerek günüm geçiyordu. Çok saçma geliyor açıkcası. “Aynı anne-babadan değilsiniz çünkü.” Hayat bu ya işte, düşüncelerimi hep alaylayacak ve fikirlerimi köreltecek. Zaman geçtikçe bu tarz sorular beynimi tırmalıyor ve her seferinde saçma buluyordum. Günler geçiyor. Beklemeye başladım, hayatın yine beni ters köşe yapacağı zamanı. “Acaba bu sefer nasıl bir taktik ile neremden vuracak?”. Sorular cevapsız kalmadı da zaten. O insanla tanıştım. Daha doğrusu çekiniyor ve tanışmak istemiyordum. İsminin “Ayşegül” olduğunu söyledi. O kadar içten söylemişti ki, beden olarak adı gibi…

Devamını Oku...
bir-yusuf-bir-kuyu Deneme 

Hesaplaşma Vakti

Aslında itiraflarımızı öncelikle kendimize itiraf etmeliyiz. Biz insanlık, korkularımızdan kaçarak hep kazandığımızı zannettik; kendimize yalan söyleyerek gülümsedik; karanlık bir yerde “Aman! Kimse görmesin ağladığımı.” diyerek kendimizi kandırdık. Şimdi ise korkular,yalanlar,kandırmacalar teker teker üzerimize yığılmakta ve bizler tedaviyi ya sigarada ya nargilede ya da ne bileyim ağlamakta buluyoruz. Sebebi kendimizle olan birşeyi, kendimizle halledemiyor, hayatın her tarafına küfür ediyoruz. Ancak kazanılan ya da kaybedilen o geri gelmeyecek saniyelerdir… Ve bizler sadece ve sadece üzülmek için elimizden geleni yapıyoruz. Yeri geliyor bir adam ya da bir kadın uğruna terk ediyoruz geleceği,gülüşleri; yeri…

Devamını Oku...
20180514_091000 Deneme 

YALANA SEVDALI KALBİM

Ne de güzel bir köşede sadece atıp duruyordun hain yüreğim! Neyine senin karanlığına, ışık doğacağına inanmak. Ne için aldattın kendi kendini söyler misin bana. Dağının karlarına, doğduğun günden beridir doğmayan güneş bunca ömür sonunda sana insafıyla mı gelecekti? Hangi cesaretin güveniydi bu sarhoşluğun? Bak,ne de güzel aldandın! Karların buz oldu; yine donduğunla kaldın. Ne küskünlüğün vardı sevilmemeye ne de birgün kadere oldu isyanın. Ara ara gözyaşların oldu biraz, yalan değil. Zaten onları da içine akıtırdın. Hani bir erkeğe aittin ya sen. Dışına akıtsaydın elinde kalanlar da uzaklaşırdı senden, zayıf sayılırdın.…

Devamını Oku...
Kırılgan-ve-Duygusal-İnsanların-Özellikleri Deneme Yaşanmış Hikayeler 

SONUN BAŞLANGICI

Bir kitapta okumuştum; “Henüz erken.” Ne için erken? Sevmek için mi, sevilmek için mi? Aklımda onca soru varken sevmeyi de beklemiyorum sevilmeyi de kendimden. Biri cevaplansa diğeri yarım kalıyor. Zamanında bir kadına çok fazla değer verip sevdiğim için mi sevilmiyordum? İnsan bu iki duyguyu da yaşamak ister iliklerine kadar. Bitap düştü bedenim. Belki kitap haklıydı. Bu duyguları yaşamak için henüz erkendi. Kim bilir, belki “ölmek” için henüz erken. “Bir insanın duyguları ölür mü?” diye soruyorum bazen kendime. Dışarı baktığım zaman çoğu insanın mutlu olduğunu, sevip-sevildiğini görüyorum. Onlar da benim gibi…

Devamını Oku...
üzgün çocuklar Deneme Edebi Metinler Hikaye Yaşanmış Hikayeler 

Bu Satırları Aileme Armağan Ediyorum

Bir sabah kuşların cıvıltısı yerine, yağmurun odamın penceresine sertçe vuruşuna uyandım. Sanki bulutlar bir şeyler anlatmak istiyordu. Acaba neydi? Düşünüp durdum, cevabı buldum, ardından gözyaşlarım dökülüverdi. Ve ağlamayı kesmek zorunda kaldım. Çünkü ne kadar kuvvetli ağlasam, yağmur pencerede ki baskısını o kadar arttırıyordu. Hatta bir ara pencerem kırılacak zannetmiştim. Sonra tekrardan düşündüm, tekrardan, yeniden, usanmadan… Sonra ne mi oldu? Bu sefer geçmişe baktım; yaptığım hatalara; yaşanmışlıklara, yaşanmamışlıklara; umutlara, umutsuzluklara; dünden önceki dünlere, dünden sonraki yarınlara… Herşeyi o kadar dikkatli düşünüyordum ki beni gören, tarihi bir vazoyu kırmış ve onu birleştirmeye…

Devamını Oku...
20180505_133151 Deneme Edebi Metinler 

HİÇ!

Cüssesi küçük, anlamı geniş bir kelimedir “hiç”! İnsanoğlunun dilinden düşürmediği bir can simidi gibidir sanki. Bazen ‘birinin diğerine olan sevgisi’ dir. Bazen güvenidir, insanların diğerlerine. Yine içinde fırtınalar kopanların başından savmak istediğine derdini sorunca söylediğidir. Bazısının hayat boyu kaderinin gülüş süresidir. Kimininse beğenme konusundaki değişmez kararı! Bazen insanların elindeki imkanıdır. Bazısının da sıkıntı miktarı. Kimilerinin hayata, mutluluğa, güzele veya doğaya bakıp da göremediğidir bu kelime. Bazılarının aşkı tatmasıdır; Bazı bahtsızların ise sarıldığı kucaktır. Gariplerin umududur kimi kere ve nicesinin ömrünün özetidir belki de bu masum ve günahsız sözcük. Kiminin ölümü…

Devamını Oku...