Hikaye Yaşanmış Hikayeler 

SANA BAYRAM GELDİ Mİ?

Sandalyesini yolu direkt gören pencerenin hemen yanına çekti ve beklemeye başladı. İçinde dağ gibi biriken heyecanı bir türlü kontrol edemiyordu. Oysa kalbi büyük çaplı heyecanlara dayanamayacak kadar yaşlanmıştı. Yaşlanan sadece kalbi değildi. En son aynanın karşısına geçtiğinde neredeyse kendisini tanıyamayacaktı. Bembeyaz saçın altında yarık yarık olmuş cilt hatları, puslanmış göz bebeği ve ufalmış vücudu onu kendinden bir kez daha soğutmuştu.  O günden beri aynanın karşısına geçmiyordu, kendi yansımasından olabildiğince uzak durmaya çalışıyordu. Bugün ise pencerenin camındaki yansımayı kafaya takmayacak kadar mutlu sayılırdı. Bugün bayram günüydü ve çocuklarının kendisini ziyarete geleceği umuduyla sabahın…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (5.Bölüm)

Yalnız bir adam, yara bere içinde ve kıyısında uçurumun. Artık bir adım daha atması durumunda sevdiğine kavuşabilecekti. En sert kayalara çarpan dalgalar on iki metre yukarısında olan adamı ıslatabiliyordu. Onu izleyen on iki kişi ve bir kadın adama nasıl engel olabileceğini düşünüyordu. Ama kimse engel olamazdı. Birden ayağının altından kayan toprak parçaları ile kendini uçurumun üstünde bir ufacık dala tutunurken buldu. Belki de geri dönüşü yoktu artık. Saniyeler içerisinde ona bakan sivri kayalarla buluşacaktı belki de. Bir aşağı bakıyor bir de tutunduğu dala. Ufacık bir dal onu ölümden uzaklaştırmıştı. Demek…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (4.Bölüm)

Gece yarısı yaklaşıyordu ve kulağına gelen sesler ile adam saniyelerin ilerleyişinden kaynaklanan sesi duyamıyordu. Bir hışırtı olan bu ses gittikçe artmaya başlıyordu. Yanmayan sokak lambaları yüzünden etraf karanlıktı ki bu durum adamı korkutmaya başlamıştı. Yaklaşan hışırtıya dayanamayan adam hemen ayağa kalktı ve mor salıncağa sarıldı. Koruması gereken bir ufaklığı ve sevdiği vardı. Sesler gitgide artarken aniden ayağına bir şey çarptı. Yere doğru baktı ve bir kumru gördü. Kanadı kırıktı ve öyle bir bakıyordu ki adama sanki “Beni öldür” der gibiydi. Saniyeleri unutmuştu adam. Kumru ise adamın ayağını yastık niyetine kullandı.…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (3.Bölüm)

Ve aradan saatler geçti. Yokluğa sarılan adam, gerçeğin farkına vardı. Yukarıya baktı avazı koparcasına bağırdı. İnsanlar parktan kaçtılar. Kuşlar havalandı korkuyla, böcekler yuvalarına saklandı, kediler ve köpekler dostane bir şekilde yan yana gittiler. Yine yapayalnız kaldı adam. Bu şekilde on iki dakika kımıldaman durdu. Ayağa kalktı adam, ayağını yere vura vura yürüdü mor salıncağa. Eğildi orada. Ve “Nerelerdesin?” dedi. Birden yağmur damlası vurdu gözüne. Gözyaşı dökülüyordu, şimdi ise kanayan gözüyle ağlamaya devam etti adam. Her tarafı yaralar içinde olan adama bir de gözleri yardım etmişti. “Gözlerim kan ağlıyor” deyimini gerçekleştirmişti…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (2.Bölüm)

Sabahın erken saatlerinde salıncakta sallanarak uyandı adam. Önce mor salıncağa dönüp gülümsemenin altında yatan hüzünle “Günaydın, yokluklarım” dedi. Bir hışımsızlıkla ilk adımı attı ayağa kalkarak. O kadar ağır adımlar sergiliyordu ki toprağın üstünde, ufacık karıncalarla yarışsa on iki adım sonra adam geride kalırdı. Karnı açtı ama bu hissi yaşamamak için elinden geleni yapıyordu. Ne zaman karnı acıksa aklına ufaklık ve ufaklığı taşıyan sevdası düşüncelerinin kapısı sonuna kadar zorlardı. Adeta Dünya’nın yok oluş serüvenini yaşıyor gibiydi. Öyle ki bir ara hafta sonu parkın kalabalığını, bir mahşer kalabalığı zannetmiş ve on iki…

Devamını Oku...
Aşk Hikayeleri Hikaye 

On İki (1.Bölüm)

Güneş gözlerini yeni yeni kaşıyordu. Kuşların cıvıltıları tüm sokağı uyandırmak için yeterliydi. Ufacık veletler sabahın köründe seksek oynuyordu. Bu güzel manzara karşısında kim aşık olmazdı ki? Tanıyorum, bir adam vardı. Ufacık bir evi bile olmadığı için her gün bir salıncakta uyanıyordu. Yanına bir çocuk hayali alıp saatlerce onu izler, onunla konuşur sonra mavi renkli salıncakta kendisi mor salıncakta ise çocuk uyurdu. Bir türlü mutlu olamıyordu. Zira neden mutlu olabilsin. Evini kaybetti üç gün önce. Nasıl mı? Tüm anılardan kurtulmak için yaktı evini. Zaten bir hafta kadar öncesinde o ev fiili…

Devamını Oku...
kardeşlik Deneme Hikaye Yaşanmış Hikayeler 

ÖZ KARDEŞİM

“Bir insan nasıl olur da arkadaşına, öz kardeşim der?” diye düşünerek günüm geçiyordu. Çok saçma geliyor açıkcası. “Aynı anne-babadan değilsiniz çünkü.” Hayat bu ya işte, düşüncelerimi hep alaylayacak ve fikirlerimi köreltecek. Zaman geçtikçe bu tarz sorular beynimi tırmalıyor ve her seferinde saçma buluyordum. Günler geçiyor. Beklemeye başladım, hayatın yine beni ters köşe yapacağı zamanı. “Acaba bu sefer nasıl bir taktik ile neremden vuracak?”. Sorular cevapsız kalmadı da zaten. O insanla tanıştım. Daha doğrusu çekiniyor ve tanışmak istemiyordum. İsminin “Ayşegül” olduğunu söyledi. O kadar içten söylemişti ki, beden olarak adı gibi…

Devamını Oku...
63b26a11-b1ef-4353-9803-71f2e1182acd_675 Hikaye 

ESMER YÜZLÜ BEYAZ ADAM

Küçüğüz Henüz Anneme göre altı yaşındaymışım. Ama ben biran önce okula gitmek için yedi yaşındayım diyorum. Babam eskici, bazen renkli masal kitapları getiriyor belki de bu yüzden biran önce okula gitmek istiyorum. Belki de ağabey yüzündendir. Ağabey okula gittiğimde bir sürü yeni arkadaşlarımın olacağını söylüyor. Arkadaşları severim. Eski evimizde bir arkadaşım vardı. İsmi Debora. Bazen diğer çocuklar, isminin anlamı yüzünden onunla dalga geçip ağlatıyorlar. O ağlayınca ben de ağlıyorum. Benim ağladığımı gören ağabeyim ise onları sapanla kovalıyor. Ağabeyimi bu yüzden çok seviyorum. Üzülmemem için elinden geleni yapıyor ama elinden gelmeyen…

Devamını Oku...
Dorothea-Lange.-Migrant-Mother-303×395 Hikaye 

BİR ANNELER GÜNÜ HİKAYESİ

Küçük hediye dükkanından aldığı su küresine bir daha baktı. Uzun zamandır gülmeyen yüzü şimdi tebessüm ediyordu. Kesin beğenecek, dedi kendi kendine ve köşe başındaki çiçekçiye gelene kadar mırıldandı. Henüz ilkokula gittiği zamanlarda söylediği benim annem güzel annem, şarkısı nedense bugün dilinden düşmek bilmiyordu. Ona bu şarkıyı öğretmeni öğretmişti. O da okuldan eve kadar koşmuş ve annesine bu şarkıyı söylemek için can atmıştı. Sonrasında çabuk geçen yıllar ve büyüyen bedeni onu annesinden bir kaç adım uzaklaştırmıştı. Çiçekçiye gelene kadar bir kaç anı daha gözlerinin önüne geldi. Sobanın hemen yanı başında mavi…

Devamını Oku...
pt-seniors-3 Hikaye 

BİR AKILLI

Gözlerini ovuşturdu ve elindeki kitabı çantasına koydu. Sulanan gözleriyle trenin penceresinden dışarı seyretmeye başladı. Kuru kavak ağaçları ve yeni yeşerirmeye yüz tutmuş geniş çalılık alan onun bir süre dalıp gitmesine neden oldu. Tren raylarda hafif sallanınca o da dikkatini topladı ve doğruldu. Kar sularının besleyip taşırdığı dere yatağı altmış kilometre hızla seyreden trenin bir kaç metre ötesinde duruyordu. Su o kadar bulanık ve kırmızıydı ki günlerce su içmemiş bir tilkinin bile iştahını kaçırabilirdi. Her şeye rağmen doğanın yaptığı bu kirlilik, onu tüm kötü düşüncelerden söküp almıştı.Yeterli değil, dedi kendi kendine.…

Devamını Oku...