Edebi Metinler Yaşanmış Hikayeler 

Yalnızlığın Yok Sen Varsın

Sana bir itirafta bulunmalıyım. Çok yalnızsın, bu yüzden artık sana şiirler yazmayacak ya da o çok şatafatlı kağıtları ulaştırmayacağım. Yalnız kalmayı sen tercih ettin.Biliyorum dolduramadı seni ağacın hışırtısı ya da köpeğin havlama sesi… Öylece durdun kaldın, duramadın…Bazen yalnızlıktan kastetmek istediğin neydi biliyor musun? Etkilendiğin kişinin yanında olmayışıydı,aileni görmedin;bazen o içinde bulunduğun duygularının ise ailenin sana düşman olduğunu hissettirmesiydi; belki ailen yoktu,sokaklar evin olmuştu. Sana bir şey söyleyeyim mi? Yanlızlık öldürücüdür, ama sen yaparsın bunu… Sokak kapını açmıştı sana, yaşayabilmen dahi bir mucizeydi. Ama sen şunu söyledin “Yaşıyorken,yaşamıyor gibiyim”. Evet, haklısın.…

Devamını Oku...
Hikaye Yaşanmış Hikayeler 

SANA BAYRAM GELDİ Mİ?

Sandalyesini yolu direkt gören pencerenin hemen yanına çekti ve beklemeye başladı. İçinde dağ gibi biriken heyecanı bir türlü kontrol edemiyordu. Oysa kalbi büyük çaplı heyecanlara dayanamayacak kadar yaşlanmıştı. Yaşlanan sadece kalbi değildi. En son aynanın karşısına geçtiğinde neredeyse kendisini tanıyamayacaktı. Bembeyaz saçın altında yarık yarık olmuş cilt hatları, puslanmış göz bebeği ve ufalmış vücudu onu kendinden bir kez daha soğutmuştu.  O günden beri aynanın karşısına geçmiyordu, kendi yansımasından olabildiğince uzak durmaya çalışıyordu. Bugün ise pencerenin camındaki yansımayı kafaya takmayacak kadar mutlu sayılırdı. Bugün bayram günüydü ve çocuklarının kendisini ziyarete geleceği umuduyla sabahın…

Devamını Oku...
kardeşlik Deneme Hikaye Yaşanmış Hikayeler 

ÖZ KARDEŞİM

“Bir insan nasıl olur da arkadaşına, öz kardeşim der?” diye düşünerek günüm geçiyordu. Çok saçma geliyor açıkcası. “Aynı anne-babadan değilsiniz çünkü.” Hayat bu ya işte, düşüncelerimi hep alaylayacak ve fikirlerimi köreltecek. Zaman geçtikçe bu tarz sorular beynimi tırmalıyor ve her seferinde saçma buluyordum. Günler geçiyor. Beklemeye başladım, hayatın yine beni ters köşe yapacağı zamanı. “Acaba bu sefer nasıl bir taktik ile neremden vuracak?”. Sorular cevapsız kalmadı da zaten. O insanla tanıştım. Daha doğrusu çekiniyor ve tanışmak istemiyordum. İsminin “Ayşegül” olduğunu söyledi. O kadar içten söylemişti ki, beden olarak adı gibi…

Devamını Oku...
Kırılgan-ve-Duygusal-İnsanların-Özellikleri Deneme Yaşanmış Hikayeler 

SONUN BAŞLANGICI

Bir kitapta okumuştum; “Henüz erken.” Ne için erken? Sevmek için mi, sevilmek için mi? Aklımda onca soru varken sevmeyi de beklemiyorum sevilmeyi de kendimden. Biri cevaplansa diğeri yarım kalıyor. Zamanında bir kadına çok fazla değer verip sevdiğim için mi sevilmiyordum? İnsan bu iki duyguyu da yaşamak ister iliklerine kadar. Bitap düştü bedenim. Belki kitap haklıydı. Bu duyguları yaşamak için henüz erkendi. Kim bilir, belki “ölmek” için henüz erken. “Bir insanın duyguları ölür mü?” diye soruyorum bazen kendime. Dışarı baktığım zaman çoğu insanın mutlu olduğunu, sevip-sevildiğini görüyorum. Onlar da benim gibi…

Devamını Oku...
üzgün çocuklar Deneme Edebi Metinler Hikaye Yaşanmış Hikayeler 

Bu Satırları Aileme Armağan Ediyorum

Bir sabah kuşların cıvıltısı yerine, yağmurun odamın penceresine sertçe vuruşuna uyandım. Sanki bulutlar bir şeyler anlatmak istiyordu. Acaba neydi? Düşünüp durdum, cevabı buldum, ardından gözyaşlarım dökülüverdi. Ve ağlamayı kesmek zorunda kaldım. Çünkü ne kadar kuvvetli ağlasam, yağmur pencerede ki baskısını o kadar arttırıyordu. Hatta bir ara pencerem kırılacak zannetmiştim. Sonra tekrardan düşündüm, tekrardan, yeniden, usanmadan… Sonra ne mi oldu? Bu sefer geçmişe baktım; yaptığım hatalara; yaşanmışlıklara, yaşanmamışlıklara; umutlara, umutsuzluklara; dünden önceki dünlere, dünden sonraki yarınlara… Herşeyi o kadar dikkatli düşünüyordum ki beni gören, tarihi bir vazoyu kırmış ve onu birleştirmeye…

Devamını Oku...