yeniiiEdebi Metinler 

Gözyaşlarına ömür verdiğim.

En son ele ele tutuşmamızın üzerinden asırlar geldi geçti ama kalbimdeki yerin, o çok sevdiğin kaynamış mısır gibi sıcak. Ve tütüyor buharlar üzerinde. Evet, seni unutmadım ve hala sevdiğimi düşünüyorum. Sana yazdığım bu mektubu ayrıldıktan bir yıl sonra okuyacağın içinse teşekkür ederim. Sana zamanında söyleyememiştim ama şimdi işler değişti. Anlarsın ya taş ve toprak misali. Haydi ver elini, ayrıldığımız o güne gidelim. Sanırım güneşli günlerden biriydi. O her zamanki buluştuğumuz parkta, kırmızı lalelerin kalp motifi oluşturduğu ve gri güvercinlerin yerdeki susamları didiklediği aşk yuvamıza yine gelmiştik. Daha doğrusu ben gelmiştim, seni bekliyordum. Ah şu bekletmelerin yokmuydu, çınara yoldaş ederdi beni. Belki de bu yüzden parktaki ayrıntıları hatırlayabiliyorum. Sen gelince dünyam olurdun ya, kararırdı etraf ve parlardın sen. Ne zamanki liseli aşıkların isimlerini yazdığı o eski banka otursam ilk baktığım yerlerden biri de senin çıkıp geleceğin, Suriyeli çocukların mendil sattığı o köşe olurdu. Hatırlıyorum da bu sefer fazla bekletmemiştin beni. Üzerinde en sevdiğim elbisen vardı. Maviye çalan ve uçları bukleli. Salına salına geldin oturdun yanıma. Öfkeliydin ve bu yüzden de dudağına ruj bile sürmemiştin. Konuştun, konuştun… Alnındaki terler tomur tomur birikip gözyaşınla birlikte ebedi dostum toprağa düşüşünü gördükçe, işte ben asıl o zaman öldüm. Şimdi anlıyorsun değil mi? Eğer ayrılmasaydım, ben öldüğümde sen de ölecektin. Canım, herşeyim, gözyaşlarına ömür verdiğim.

Burayıda Beğenebilirsiniz

Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.